(SAGO Kaf-Kef)

Elbet bir gün başı dönecek dünyanın dönmekten.
Ağzının suyuna batmışlar için henüz saat erken.
“Ben bir ağacım yeşermekte dallarım ya” derken,
Yere düşen yapraklar ayrılmakta gövdemden.
Dünya rehavette, gözleri dalıp gitmekte,
Herkez kendince bir masumluk serüveninde.
Ruhum vücud karavanında, ölüm düz gidince ileride,
Yaptıklarım peşimde gerilerimde.
Son pişmanlık sabaha varmaz bir karanlık,
Nefsinin dişleri kalmamış seni dişlemekten, YAZIK !.
Belki sana göre ben delirmiş ve sorunluyum,
Ben senin varmak istediğim o yolun sonuyum !
Sağım-solum-önüm-arkam zaman illetiyle sarılmış.
Yanlız adanın ortasında saçım sakala karışmış. (mışş)
Ufaklıklar arsızlaşmış. (mışş)
Beden saksınızda edep çiçekleriniz sararmış. (mışş)

Nakarat

Bıkmışım her gün aynı teranelerdenn BEN !
Bir-iki yalancı ve sahtekar.
Yoldan saptıran imtihanlar.
Kana kana kanıyorlar
BAK !
Sağım-solum-önüm-arkam gafil,
Hüzün kuyusuna gark olur aciz (izz),
içim acı sahibi meçhul herkess,
Bu sahibinin sesi MERKEZ !

2.Bölüm

El katipse kalp hakimdir.
Bak bu alıma gelen kaçıncı dize.
Bak bu kaçıncı aykırılık rap fakirhanesinde.
Bir lokma, bir hırka..
Tavsiyeye uyanlar tavsiyeyle yaşarlar.
Gözlerim 10 senedir akan durmaz hıçkıran şelale,
Elimde aynı hararetle yanan rap’ten meşale,
İzin vermez deliyağız gözle görülen işgale,
Sözlerimden yüzümü gör bak eşgalime !
Sıkıntı sıktığın zaman patlayan sivilce.
Düşünmelisin sivilce, enine boyuna bütünce.
Beter eder düşünce.
Diz kapakların kanar düşünce,
İblis dalga geçer kananla sertçe.
Ben baktıkça ağaçlara,kalbimin kuşları konmak ister dallara.
Önceden inanırdım ne yazık ki fallara.
Onlarla yitirilen sahipsiz yıllara
Derken “elveda”
Bir dize daha karala…