kırmızı bir at çizerdim,
kırmızı bir at,
bak buda kafası.

‘nereden geldim nereye giderdim?bu da düşünen kafanın bana sorusu.
‘sür beni sarp kayalıklara oradan aşağısı başka yerin konusu’ah’ dedi, ‘senin durumun fena!’ah ‘ dedi, ‘ kalbinde bu neyin acısı?
dayanamaz kalbimin içinden çıkardım
utanmadan dünyaya tepeden bakardım!
kimse beni bilmez,
bilmez beni bilmez,
bilmez beni kimse, ben hep saklandım

yanmalısın sönmelisin ruhları incitmeli…
inanırken yalanlara delirmiş olmalısın!
bakmalısın görmelisin acıyan yerler neresi?
varmak için heplere önce hiçi göze almalısın
ah o kızgın bakışın birde üzgün bakışın
yüzlere gülüşün ve anidir düşüşün!
üzülmeye gelmez, giderdim aramaya ruhumun parçalarını
üzerime bir bir dikerdim
beni nasıl isterdin?tek parça
yoksun, nedenin yoksa!
kime güler yüzün?
kime ağlarsın?

(çek) -bi sandalye çek ve otur,
mumlar var, mumları yak
anlatacaklarım uzun, uzundur yollar
ve her ne yöne gidersen git beter gibi sonsuz ama
yoksun nedenin yoksa! (yoksun nedenin yok)

yokum nedenim yok benim!
kime güler yüzüm?
kime ağlarım
duruyorsan ne duruyorsun?
yarına kalsa ne umuyorsun?

ağlarla kaplı hiç bilemezsin!
her yanım her sözüm her savaşım her yarım
öyle zor, öyle zor, öyle zor gelemem ki her yeni gün..